Birinci sıradayız!
Tarih:26.11.2017
Elektrik Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesi ve İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesinin organize ettiği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Ticaret Odası (GTO), Gaziantep Sanayi Odası'nın (GSO) desteklediği "Güneydoğu Enerji Forumu 2017" Gaziantep Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdullah Tancan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can ile birlikte MB Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Balat panelist olarak katıldı.
GAZİANTEP TÜRKİYE BİRİNCİSİ
Türkiye genelinde faturalanan elektrik talebinde 74 ilde artış olduğunu kaydeden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdullah Tancan, "74 ilde artış söz konusu iken 7 ilde azalma oldu. Ama talebin en fazla artış gösterdiği il Gaziantep. 2016 yılında 2015 yılına göre yüzde 59.5'lik faturalanan elektrikte artış söz konusu. Türkiye'deki en fazla enerji artışının fazla olduğu il olarak Gaziantep birinci sırada" diye konuştu.
GAZİANTEP'TE 29 ELEKTRİK ÜRETİM TESİSİ VAR
Gaziantep'in elektrik talebinde lider olmasına rağmen elektrik santralleri açısından çok fazla avantajlı pozisyonda olmadığının altını çizen Tancan, "Gaziantep elektrik üretim santralleri açısından çok fazla avantajlı pozisyonda değil. Üretim santralleri diğer illere göre daha düşük miktarlarda. Gaziantep'te 29 elektrik üretim tesisi var. Bunların toplam gücü 516 megavat" ifadelerini kullandı.
"ENERJİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN BÜYÜMEDEN BAHSEDİLMEZ"
Elektrik Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı İslim Arıkan yaptığı konuşmada dünyada dengelerin değiştiğini söyleyerek, enerjinin çok dinamik olduğu bir döneme şahitlik edildiğinin altını çizdi. "Ülkelerin enerji sorunu çözülmeden; kalkınmadan, yatırımdan, büyümeden bahsetmek mümkün değildir" diyen Arıkan, endüstri 4.0 çağında da enerjinin önemini koruduğunu söyledi.
MEMNUNİYETLE TAKİP EDİYORUZ
Enerji Bakanlığının yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarına olan yaklaşımını, enerji üretimindeki artan payları memnuniyetle takip ettiklerini de belirten Arıkan, Ekim ayı sonunda resmi kaynaklarından aldıkları verileri de paylaşarak, "Hidrolik dahil, rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal  elektrik santrallerinin toplam üretimdeki payı yüzde 30; yerli kaynaklarımızdan linyit ve kömürde dahil edilirse, yerli ve yenilenebilir kaynakların payı yüzde 44’dür. Çabamız bu oranın yenilenebilir kaynaklar lehine artmasıdır" dedi. Bir de öneride bulunan Arıkan şöyle devam etti: "Orman ve tarım arazisi olmayan rüzgar santrallerinin yapıldığı yerlere Güneş Santrallerinin de yapılması yönünde yönetmelikler hazırlanmasını öneriyoruz. Çünkü zaten Rüzgar santralleri için yol ve iletim hatları yapılmıştır. Güneş santrallerinin eklenmesi ile ayrı bir altyapı çalışmasına gerek kalmayacaktır. GES ve RES’ten oluşan hibrit santraller, üretim açısından daha güvenli olacaktır. Akıllı şebeke modelleri ile bu hibrit santraller daha verimli kullanılacaktır" diye konuştu.
"İMAR YÖNETMELİKLERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR HIZLANDIRILMALIDIR"
Güneş enerjisinde çatı uygulamalarına geçişin kaçınılmaz olduğunu da sözlerine ekleyen Arıkan şöyle devam etti: "İmar yönetmeliklerinde yapılan çalışmalar hızlandırılmalıdır. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığı düşünüldüğünde, rezervi yüksek olan yerli kömürümüzün kullanılması ekonomimize önemli katkı sağlayacaktır. Bakanlığımız da, büyük termik santralimizde, temiz baca emisyon teknolojilerinin kullanılması yönünde harekete geçmiştir. Enerji üretmekten, enerjiyi verimli kullanmak da bir o kadar önemlidir. Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü raporuna göre; Ülkemizin bina sektöründe yüzde 30, sanayi sektöründe yüzde 20 ve ulaşım sektöründe yüzde 15 olmak üzere yaklaşık yüzde 25 civarında enerji tasarruf potansiyelimiz bulunmaktadır."
FOSİL YAKITLARIN AŞIRI TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ
İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Gökhan Çeliktürk de yaptığı konuşmada fosil yakıtların aşırı tüketimine dikkat çekerek, "Tükettiğimiz fosil yakıtlar atmosferdeki sera gazı miktarını büyük ölçüde arttırıyor. Açığa çıkan sera gazları atmosferde birikerek gezegenimizi bir battaniye gibi sarıp, sera etkisine yol açıyor. Küresel ölçekte ortalama sıcaklık geçtiğimiz yüzyıl içinde 0,7 santigrat derece arttı. 2 santigrat derecelik artışın ise gezegenimizi geri dönüşü olmayan felaketlere sürükleyeceği öngörülüyor" dedi.
ENERJİ TÜKETİMİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 80'İ ISITMA AMAÇLI
"İnsanoğlunun bu sürdürülemez gidişata 'Dur' demek için zaman kaybetme lüksü yok" diyen Çeliktürk şöyle devam etti: "Emilsiyonların azalmasında konutlarda tüketilen enerjinin önemli payı vardır. Tüketilen toplam enerjinin yaklaşık yüzde 40'ı konutlarda tüketilmektedir. Evlerde enerji tüketiminin azaltılması hem iklim değişikliğiyle mücadelede hem de masrafların düşürülmesi için önemli. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na göre evlerimizdeki enerji tüketimimizin yaklaşık yüzde 80'i ısıtma amaçlı kullanıldığı gibi harcadığımız bu enerjinin yarısından fazlası yalıtımsız duvarlar üzerinden ısı iletimiyle kaybolmaktadır. Türkiye'de yaşadığımız konutlarda sadece ısınmak amacıyla bir yılda yaklaşık 14 milyar dolar değerinde enerji tüketilmektedir."
Yapılan konuşmaların ardından foruma konuşmacı olarak katılan MB Holding Onursal Başkanı Muharrem Balat, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdullah Tancan ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can’a plaket takdim edildi.
ÇETİN KARABIYIK