1 KÖYDE 1 MUHTAR OLUR
Tarih:11.4.2017

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu 16 Nisan’da yapılacak Refarandum öncesi tüm siyasilerin ortak noktası olan Radyo Zeugma ve GRT FM’in ortak yayınında merak edilenleri halka anlattı. Meral Ay’ın hazırlayıp sunduğu programda Türkiye’nin istikrarı için yeni sistemin şart olduğunu ifade eden Tahmazoğlu bu ülkenin 20 günlük hükümetleride gördüğünü belirterek; “ Bu pazar yapılacak halk oylaması bir parti seçimi değil. Türkiye’de koalisyonlar olsun mu olmasın mı, siyasi istikrar olsun mu olmasın mı, devletin tepesindeki kavgaları sona erdirecek iki başlılık ortadan kalksın mı kalkmasın mı buna karar vereceğiz.” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da yüklenen Tahmazoğlu; “ Ben şundan eminim. Kılıçdaroğlu maddeleri okumamış okumadığı için karşı çıkıyor. Halbuki Anayasa maddelerini okusalar özelliklede Kılıçdaroğlu Evet diyecek“ ifadelerini kullandı.

 

20 GÜNLÜK HÜKÜMETLER GÖRDÜK

 

Türkiye’nin siyasi hayatına baktığımız zaman genç cumhuriyetimiz 94 yaşında. Bu süre içerisinde Türkiye’de 65 hükümet kurulmuş. Yani hükümetlerin ortalama ömrü 1,5 yılın altında. Daha detaylı bir inceleme yaptığınız zaman 36 hükümetin ömrü 1 yılın altında. 2-3-4 aylık hükümetler var. Bir çocuğun dünyaya gelmesi 9 ay sürüyor ayağa kalkması ise en az 1 yıl.  Ben kendim 8 yıldan beri belediye başkanlığı yapıyorum dünya kadar proje yaptık. Ama bu projeleri önümüzde 5’er yıllık dönem olduğu için yaptık. Bana deseler sen 1 yıllık belediye başkanı olacaksın ve 1 yıl sonra seni alacağız. Hatta 1 yıl olduğu bile belli değil çünkü 20 günlük hükümetler gördük. Ozaman hangi kararı alacaksınız belediyeyimi tanıyacaksınız nereye ne ihtiyaç olduğunumu araştıracaksınız tespit edeceksiniz planlamamı yapacaksınız, kaynakmı üreteceksiniz, proje yapacaksınız. ihale yapacaksınız ve işi bitireceksiniz. En az bir proje için 2 yıl lazım.  1 yıl zaten yapım süresi sürüyor 1 yılda hazırlık süresi var. Böyle bir durumda Türkiye kalkınabilirmi. 

 

ARTIK BUNLARI AŞMAMIZ LAZIM

 

Biz yıllarca ne yaptık 2 bin dolar seviyesinde milli gelire takıldık kaldık. Mesela Güney Kore 2. Dünya savaşında milli gelir bakımında bizim gerimizdeyken şu anda kişi başı milli gelirde 40-50bin dolarları yakaladılar. Biz 2 bin dolarda yerimizde saydık. Neden kısa ömürlü hükümetler yüzünden. Siyasi belirsizlik ekonomik belirsizliğe yol açıyor. Şimdi diyeceksinizki şu anda AK parti var işte 3 dönemden beri siz iktidardasınız bakın 2 bin dolardan 10 bin dolarlar seviyesine geldik ve burada takıldık. Bizim artık yeni sıçramalar yapmamız lazım daha hızlı kararlar almamız lazım. İstanbul’a 3. havalimanı yapılacak bakıyorsunuzki birileri engellemeye çalışıyor ve sizi frenliyorlar. Artık bunları aşmamız lazım. Dünyanın en gelişmiş ülkesi kuşkusuz Amerika baktığınız zaman 230 yıl olmuş ABD’nin kurulalı ve 45. hükümet yeni göreve başladı. 2 yıllık 1 yıllık hükümetler yok. Kesintisiz 5 yıl. Bizimde artık bu döneme geçmemiz lazım. Birileri diyorki siz bunu Recep Tayyip Erdoğan için yapıyorsunuz. Kesinlikle öyle değil. Bizim ülkemizin siyasi istikrar kazanması için 5 yıllık hükümetlerle daha hızlı kararlar almak ve en önemlisi iki başlılığı ortadan kaldırmak için. 

 

BİR KÖYDE BİR MUHTAR OLUR

 

Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bu yana Başbakan ile Cumhurbaşkanları hep kavga edivermiş. Bu işin doğasında var. Siz bir yetkiyi ikiye böler yarısını birisine yarısını ötekine verirseniz bunun anlaşması mümkün değil. Biz köyde bir muhtar olur bir şehirde bir vali bir başkan olur. Şimdi siz çıkıp yetkileri parçaladığınız zaman çatışma ortamı doğuruyor. Ve bu durum ülkeyi geriye götürür ve öyle olmuş. Biz diyoruzki cumhurbaşkanına verdiğiniz yetkiyi başbakana verdiğiniz yetkiyi ikisinide halk seçiyor aynı partiden olsa bile sıkıntı. Yarın farklı partilerden seçildiği zaman bu kişiler tamamen bir çatışma ortamına girecek ve ülke daha da çıkmaz hale gelecek. Biz de bu iki başlılığı ortadan kaldıralım koalisyonları ortadan kaldıralım ülkemiz artık şu 10 bin dolar seviyesini 20 bin 30 bin dolar seviyesine çıkarsın yeni bir hamle yeni bir sıçrama yapalım. Bunun için refarandum istiyoruz ve bunun için EVET diyoruz. 

 

BÜROKRATLAR PUSLU HAVALARI ÇOK SEVERLER

 

Sizin merkezi hükümetle çok yakın belediyelerin ilişkisi var. Bir defa eğer ülkenin vergi gelirleri yükselirse buradan artan orandan belediyelere pay gönderiliyor. Eğer ülkenin ekonomik gelirleri iyi değilse vergi gelirleri düşüyor belediyelerinde gelirleri düşüyor. Bürokratlar hiç risk almıyorlar. Özellikle puslu havaları çok seviyorlar. Eğer güçlü hükümetler yoksa bunlar gidici boşver diyor ve kılını kıpırdatmak istemiyor. Ama başta güçlü bir hükümet varsa o zaman diyorki dikkatli olmam lazım hükümet güçlü beni yerimden edebilir. Bir de bizim mesela kentsel dönüşüm alanında Ankara’dan takibi gereken işlerimiz oluyor. Bu kadar güçlü hükümetimiz olmasına rağmen inanın bürokrasiye o kadar çok takılıyoruzki gerek Çevre Şehircilik bakanlığı bazen Maliye bakanlığı bazen milli emlakta böyle bürokratların arasnıda mekik gibi bir o tarafa bir bu tarafa savruluyoruz. 

 

ESAS SEÇİM 2019’DA

 

Aslında bu herkesi çok yakınen ilgilendiren bir mesele. Bu pazar yapılacak halk oylaması bir parti seçimi değil. Biz bir partiyi iktidara getirip yada indirmeyeceğiz. Biz partilere oy vermiyoruz. Biz bundan sonra şunu oyluyoruz. Türkiye’de koalisyonlar olsunmu olmasınmı, siyasi istikrar olsun mu olmasın mı, devletin tepesindeki kavgaları sona erdirecek iki başlılık ortadan kalksınmı kalkmasınmı buna karar vereceğiz. Esas seçim 2019’da. Biz şu anda bir parti seçimi yapmadığımız için bütün partilerin buna destek vermesi lazım. CHP’ninde destek vermesi lazım. Eğer iktidara gelmek istiyorsa tabi. Şimdi bu modelde şu an ki mevcut modelimizde CHP’nin iktidara gelmesi mümkün değil. Neden Yüzde 25 oy alıyor ve bu rakamla çoğunluğu sağlaması mümkün değil. Ancak CHP’nin umudu şu böyle yamalı bohçalı koalisyonlarla azınlık hükümetiyle banada bir fırsat doğarmı. Halbuki her siyasi partinin esas amacı tek başına iktidara gelip icraat yapmaktır. 

 

MADDELERİ OKUSALAR EVET DERLER

 

Şimdi sana tek başına iktidara gelme yolu açılıyor. Çalış halkın değerlerine sahip çık ekonomiye sahip çık projeler üret halkın karşısına çık ben bu devleti milleti yönetmeye talibim tek başına bana iktidar fırsatı geliyor ona göre çalış. Ama adamların öyle niyeti yok. Halbuki Anayasa maddelerini okusalar özellikle Hayırcılar baştada Kılıçdaroğlu eminimki Evet diyecek. Ben şundan eminim Kılıçdaroğlu maddeleir okumamış okumadığı için karşı çıkıyor. Okusa bir radyo programında çıkıp diyorki sizlerde duymuşsunuzdur yeni anayasa ile cumhurbaşkanı ve başbakan ayrı ayrı partilerden seçilirse kavga çıkar diyor bunu millete neden anlatmıyorlar diyor. Yeni anayasa ile değil şu anki mevcut anayasada bu var. Bu senin dediğin söz konusu değil. Bunu dahi okumamış. Hayır diyen zaman zaman karşımıza çıkıyor neden hayır diyorsunuz. hangi maddeye karşısınız. Ben sol görüşlüyüm onun için Hayır diyorum. Biz kimseye görüşünü sormuyoruz. Yani bunun şu maddeden dolayı diyemiyor. Sloganlaşmış efendim tek adam olacakmış hangi maddede olacak diyorum öyleymiş diyor. Mişle mışla bu işler olmaz. Okuyacaz anlayacaz eğer gerçekten ülkemizin önünü açıyorsa ki açıyor o zaman EVET diyor. 

 

ADNAN MENDERES’E DE AYNISINI YAPTILAR

 

Bu aslında sadece sayın cumhurbaşkanımıza yapılan bir yakıştırma ve itham değil. Geriye doğru gittiğimiz zaman rahmetli Adnan Menderes’e de aynısı yapılmış. Diktatör ve tek adam gibi. Aynısı ben hatırlıyorum rahmetli Turgut Özal içinde yapıldı ve aynısı aynı tabirle gidin arkadaşlara söyleyin o tarihteki manşetlere gitsinler baksınlar aynı benzetmeler yakıştırmalar onlarada yapılmış. Kim millet için çıkıp bu milletin önünü açıp millet için çalışıyorsa onların düşmanı. Ve hemen hemen aynı yakıştırmaları yaparak yapıyorlar? Erdoğan ne yapmış Türkiye’yi ayağa kaldırmış. Eskiden ben Kıbrıs harbini hatırlıyorum o tarihte gençtim. ABD hemen bize ambargo uyguladı silahlarımızı kullanamadık, uçaklarımızı kaldıramadık, yedek parçaları vermediler bizi tıkadılar. Şu an Türkiye artık şaha kalktı ABD’ye Avrupa’ya muhtaç değil. Kendi tankını topunu uçağını füzesini denit altısını gemisini her türlü ya bir tüfeğimizi bile kendimiz yapamıyorduk dışardan alıyorduk. Şu an milli tüfeğimizi yapar hale geldik. Dışa bağımlı değiliz artık. Bağımsız karar alabiliyoruz. Kendi bölgemizi savunmak adına Avrupa’nın istememesine rağmen Suriye’ye operasyon yapabiliyoruz. 

 

TÜRKİYE’NİN KALKINMASINI İSTEMİYORLAR

 

Türkiye müthiş bir hamle içerisinde. Köprüler, yollar, Marmaray’lar üçüncü havalimanı gibi. Bu havalimanı o kadar önemliki. Türkiye’yi uçuracak 100 milyon yolcu kapasiteli İstanbul’a bir havalimanı. Almanya’daki Frankfurt havalimanını tamamen devredışı bırakacak. Onun için istemiyorlar Türkiye’nin kalkınmasını istemiyorlar. Türkiye’de yapılacak refarandum Avrupa’yı ne ilgilendiriyor. Bakın adamlar çıldırıyorlar. Evet çıkarsa biz biteriz diyorlar. Ya şimdi büyük bir zatın sözü diyorki Düşman oklarının hedefine bakın o sizi doğru istikamete götürüyor diyor. Eğer Avrupa FETÖ, DHKPC, PKK Hayır için çalışıyorsa o zaman benim vatandaşım şöyle geriden durup bir bakacak. Eğer bu devlet düşmanları bu terör örgütlerinin hepsi Hayır dedirtmek için milletimizle uğraşıyorsa ben eminimki milletimiz elini vicdanına koyacak ve Evet diyecek. Atılacak her Evet mührü Avrupa’nın suratına vurulmuş birer şamardır. bunlar bunun farkında ve çıldırıyorlar. Ve inanarak söylüyorum. İslam Alemi’ninde inşallah birliği sağlanacak. Avrupa’ya ve dünyaya karşı daha güçlü olacağız. Ve bunlar hepsinin farkında. Ve bunlar sayın cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde bunların yapılacağını bildiği için özellikle cumhurbaşkanımıza hücum ediyorlar. onu yıpratmak için yok diktatör yok şöyle yok böyle yakıştırmalarla 15 yıldan beri milletin oylarıyla başta olan kişiye diktatör denmez. Veya 15 yıldır iktidardaysa birdaha seçim yapmaz. Böyle birşey yok. Biz inşallah güçlü bir Evet ile Avrupa ve terör örgütlerine güçlü bir şamar vurmuş olacağız. 

 

ERDOĞAN ZATEN GÜÇLÜ BİR LİDER

 

Hiç endişeye mahal yok. Bir defa bu değişiklik Recep Tayyip Erdoğan için yapılmıyor. O zaten güçlü bir lider. Mevcut Türkiye’de 65 kurulmasına sebep olan modelde dahi kendi güçlü liderliğiyle 3 dönemden beri iktidarlığı devam ediyor. Dolayısıyla sayın cumhurbaşkanımızdan sonraki dönemde böyle liderler her zaman gelmez. Gelmediği zaman ne olacak bir parti Yüzde 35 diğeri 25 öbürü 10 ve bu sistem olmazsa Erdoğan’dan sonra yine koalisyonlara döneceğiz. Kavgalar gürültüler yine başlayacak. Patenaj çekmeye belki geri gitmeye devam edeceğiz. Ülkede rahmetli Ecevit ve Ahmet Nejdet Sezer arasındaki kavga bir anayasa kitapçığı fırlatılması meselesi Türkiye’ye 50 milyar dolarlık bankaların batmasına sebep verdi. Döviz’in yüzde 100’den fazla artmasına neden verdi. Kavganın gerekçesi neydi. Bu kavga milli güvenlik kurulunda yaşandı. MGK bildirgesi hazırlanırken Başbakan Bülent Ecevit diyorki bildirgeyi şu şekilde hazırlayalım Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer ise hayır buranın başı benim benim dediğim gibi hazırlanacak. Derken Nejdet Sezer anlamıyorsan al oku Anayasa kitapçığını suratına fırlatıyor. Bakın bu ne iki başlılık benim dediğim olacak senin dediğin olacak. Bir MGK’da bile. Onun için diyoruzki biz iki başlılık ortadan kalksın böyle güçlü lider olmasa bile halkın oylarıyla tek başına iktidarlar gelsin. Bu model Cumhurbaşkanımızdan sonrada ülkemizin önünü açacak bir model. 55 Milyon seçmen var en az 27,5 milyondan fazla oy alacak bu memlekette 27,5 milyon insan yanlış insan üzerine karar verecek. Bu milleti aptalmı zannediyorlar. Öyle birşey yok. Eğerki cumhurbaşkanı yanlış kararlar alıyor ve ülkeyi yönetemiyor şu şu sebeplerden dolayı TBMM oturup seçimlerin yenilenmesi kararını alacak ve tekrar milletin hakemliğine gidecek. Hakem sizsiniz denilecek. 

Eğer gerçekten öyleyse millet o cumhurbaşkanını seçmez. Eğer meclis yanlış karar almışsa millet yine gerekeni yapar ve o siyasi partilere gerekeni yapar. Şu anki yeni modelde meclis ve cumhurbaşkanı birbirini kontrel edecek bir mekanizmayi içinde barındırdığı için farazi farazi 100 milyonda bir ihtimal böyle bir yanlışlık olsa dahi getirilecek modelin içierisinde bunu telafi edecek bir sistem var. 

 

DEVEDE BİR TÜY

 

Türkiye 1961 Anayasasını yaptıktan sonra milletvekili sayısı 450 olarak belirlendi 150 tanede senatör vardı. 15-20 tanede tabi senatör vardı. 600’ün üzerindeydi. O tarihde Türkiye’nin nüfusu 28,5 milyon. Yani baktığınız zaman 45 bin kişiye 1 milletvekili düşüyor. Milletvekili sayısı nüfusla orantılıdır bu temsilel alakalı çünkü. O tarihten sonra bakıyoruz Türkiye 58 milyona çıktığında 1990’lı yıllarda CHP’nin teklifiyle milletevkili sayısı 600’e çıkarılması teklif ediliyor meclis 550 olması yönünde karar alıyor. Şu an nüfusumuz 80 milyon. Bu rakamı 550 milletvekiline böldüğünüz zaman şu an 145 bin kişiye 1 milletvekili düşüyor. Halbuki dünyada baktığımız zaman özellikle Avrupa’da 40 bin kişiyi bir milletvekili temsil ediyor. Bizde ise 145 bin kişi. Ve 600’e çıktığı zaman 133 bin kişi olacak. Ve bu anayasa değişikliği her zaman yapılan birşey değil. Belki ülkemizin nüfusu 80 milyon ama her yıl arttığı için belki bir 5-10 yıl sonra bu rakam 100 milyona çıkacak ama milletvekili sayınız 600 olarak kalacak. Türkiye 50 tane milletvekilinin maaşını verecek veremeyecek tartışmasının uzağında kalması lazım. Türkiye bütçesi içerisinde devede bir tüy mesafesinde olmayan birşey. 

 

KEŞKE DAR BÖLGE SEÇİMİ OLSA

 

Ben şunu savunuyorum. Hatta yani keşke dar bölge seçim sistemi. Gaziantep’te diyelimki 12 milletvekilliği var. Gaziantep’i gelin 12 bölgeye ayıralım her bölgeye bir milletvekili için. Her bölge kendi bölgesindeki direk doğrudan aday için oy kullansın böylelikle Nizip’e bir tane milletvekililiği verilecek. Her ilçeye her bölgeye. Ben hesap yaptım Şahinbey’e 5,5-6 milletvekilli düşüyor nüfustan dolayı. Hadi 5 milletvekilliği düştüğü varsayalım bunu bölgelere ayıracağız. 133 bin nüfusa göre bölgelere ayıracağız ve ondan sonra diyeceğizki sen bu bölgenin milletvekilisin. Yani şu 133 bin kişi senden soruluyor. Milletvekilleri o zaman halka daha yakın olmak zorunda olacak. Niye o bölgeden oy alması için o bölge insanını tanıyon problemlerini bilem çözüm üreten birebir halkla teması olan milletvekilleri olacak. Şimdi sen bunu 150 bin kişiye bir milletvekili dersen halka daha fazla inemez. Onun için bu sayının artmasından yanayım. 600’e çıktığı zaman milletvekili sayısı 14’e çıkıyor Gaziantep’teki sayı. Bölgelerede ayırdığınız zaman Şahinbey’e 6 tane en az milletvekili düşüyor. O zaman Şahinbey ile bir sorun olduğunda sayın milletvekillerin gelin bakalım bu konuyu bir masaya yatıralım. Ankara’ya gittiğim zaman bu işin takibi noktasında işin çözülmesi noktasında birebir çok yakın temas halinde çalışacağız. 

 

MHP’NİN EVET DEMESİ ÇOK NORMAL

 

İsmindende anlaşıldığı gibi Milliyetçi Hareket Partisi milliyetçi bir parti yani ne demek. Milletini, ülkesini, bayrağını ve vatanını seven ülkesinin güçlenmisini isteyen bir anlamda ben değerlendiriyorum. Bu anlayış içerisinde olan bir partilinin kesinlikle refarandumda hayır vereceğini düşünmüyorum. Refarandum sonrasında ülkemiz siyasi anlamda çok güçlenecek. Artık siyasi belirsizlik olmayacak. Bir yıl sonra hükümet düşermi derdi olmayacak. 5 yıl kesintisiz hükümet. Güçlü hükümetler güçlü ekonomik kararlar alma ve risk alma kabiliyetini getirecek. Böylelikle ekonomomiz ciddi anlamda büyüyecek. 

 

OY İSTERKEN İSTİYORUZ O ZAMAN 

SEÇİLME HAKLARIDA OLMALI

 

120 yaşındaki bir amcamız veya teyzemiz hatta belide bükülmüş olsun elinde de baston olsun hatta bir gözünüde kaybetmiş olsun ben milletvekili adayı olmak istiyorum dediğinde kardeşim sen olamazsın diyormuyuz demiyoruz. Çünkü yaş sınırı yok. Hukuki anlamda bir engel yok. Bu bir ruhsattır. Biz kalkıpta 120 ya da 150 yaşındaki birini milletvekili adayı gösteriyormuyuz. Tamam sen hukuki olarak olabilirsin ama bu yetenek kabiliyet varmı. Veya milletvekili olduğunda millet için ne yapacaksın. Bir anlat bakalım. Bilgi ve birikimin nedir bu konuda. Çözümün nedir. Kendini bu konuya nasıl hazırladın soracağız. Şimdi bizim şu yanlış anlaşılıyor. Mevcut anayasamızda 25 yaşını doldurmuş olman gerekiyor. Yani 26 yaşında olacaksın. 25 yaşındaki kişiyi hukuki olarak müracat yapamaz diyoruz. Sadece 18’e gelmeyelim. 18-25 yaş arasında 7,5 milyon genç var. Bu ülkenin yetiştirdiği insan var. Biz sizi değerlendirmek istemiyoruz sizi gözümüzü kapatıyoruz görmüyoruz. Siz aday adayı dahi olamazsınız diyoruz bu yanlış birşey. Oy kullanırken biz size güveniyoruz bu ülkeyi yönetecek insanları seçebilirsiniz diyoruz. Şu anki değiştirmek istediğimiz sistemde 18 yaşını doldurmak şartı var. Yani 18 yaşındaki yine olamayacak. 19’a girmesi gerekiyor. Ve her 19 yaşındaki insan milletvekili olamaycak ve onada aynı şeyler sorulacak. Bunların prosedürleri var. Önce partiye gelecek. Ve anlat bakalım denilecek. Benim projelerim var, kendimi hazırladım ve kendimi yetiştirdim bu konuda şöyle birikimlerim var dediği zaman eğer partinin kafasına yatarsa onun gerçekten bu millete milletvekili olarak faydalı olacağına inanırsa aday gösterilecek. 

 

GENÇLERE GÖZÜMÜZÜ KÖR ETMİŞİZ

 

Biz her 18 yaşını bitirmiş insanı gel sen milletvekili ol zaten denmez. Kaldiki şu anda 26-30 yaş arasında mecliste 5 milletvekili var. 550 milletvekilinin hepsi genç değilki. Aslında TBMM milletin temsil makanı değilmi. Her yaştan her meslekten insanın orda olması lazımki TBMM olsun ve temsil makamı olsun. 19-25 yaş arası tüm gençlere gözümüzü kör etmişiz kapatmışız. Diyelimki bu yolu açtık 5-6 tane her yaştan birer kişi milletvekili oldu Türkiye’de kıyametmi kopar ya da meclis tecrübesizmi kalır. Mecliste gençlerle ilgili bir kanun maddesi görüşülecekse gençler kendi bakış açısıyla gençlerin o meseleye ne düşündüğünü dile getirirse onları anlatırsa kötümü olur. Bunda hiç bir olumsuzluk yok. Algı operasyonu şu. Özellikle düşürüyorlarki kendi yakınlarını milletvekili yapacaklarmış. Ben en başta cumhurbaşkanımız için söylüyorum bir defa cumhurbaşkanımızın en küçük çocuğu 30 yaşın üzerinde. Milletvekili yapmak istese şu an yapabilir. Yalanlarla dolanlarla milleti kandırmaya çalışmasınlar. Bu gençlerimize verilen bir değerdir. 

 

SURİYE’YE GİRİP BERTARAF EDEMEZDİK

 

Mesela biz 15 Temmuz’da hain darbe girişmiinde bir koalisyonla yakalansaydık. Bu kadar hızlı karar alıp darbeyi bertaraf edemezdik. Zayıf hükümetler olsaydı Suriye’den bize terör örgütlerinin attıkları füzeleri bizim askeri bir karar alarak Suriye’ye girip ülkemize dönük hareketleri bertaraf edemezdik. Onun için güçlü hükümetlerle güçlü kararlar alıp ekonomiyi büyüteceğiz , yeni iş imkanları oluşturmuş olacağız, işsizliği ortadan kaldıracağız. dolayısıyla asgari ücret yükselecek bundan herkes kazanacak belediyelerde kazanacak. Bizim Allah razı olsun AK Parti hükümetleri döneminde yaptığımız bir çok projede bize destekler geldi. Kentsel dönüşüm, Yeşil Vadi’yi yaparken bakanlar kurulu kararıyla hızlı kamulaştırma kararı aldık. Kentsel dönüşüm konusunda da yine Bizi birileri tıkamak istiyor gidiyor yargıya müracaat ediyor 2 yıl sonra bir kişi 20 bin kişinin etkileneceği bir bölgedeki kararı iptal ettirebiliyor. Dolayısıyla bu tür şeyleri ortadan kaldırarak bürokrasinin gücünüda arkamıza alarak bu yaptıklarımızın kat be kat fazlasını yapabiliriz. Ben Şahinbey Belediye Başkanı olarak halkımızın içinde bir iolarak tüm samimiyetimle ve inanarak söylüyorum bu refarandumda Evet dediğimiz takdirde ve benEvet diyecğim. Tüm milletimizinde Evet demesini istiyorum. Türkiye kazanacak tüm insanlarımız kazanacak.