Tarih:9.4.2017

Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, 16 Nisan’da yapılacak olan referanduma ilişkin, “Biz Türkiye’nin birliği ve beraberliği için Türk Milleti’nin bekası için evet diyoruz. Bunu tehlikeye düşürecek ne olursa olsun. Onun karşısında olmuşuz, olmaya devam edeceğiz. Evet dememizin en büyük sebebi bu anayasa tasarısına MHP’nin büyük katkı sunmasıdır” dedi.

Radyo Zeugma ve GRT FM’in ortak yayınında Burak Çepik’in hazırlayıp sunduğu programa konuk olan Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, programda birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.

BİZ LİDERE SADAKATLA YETİŞMİŞ OLARAK BİR NESİLİZ

Biz lidere sadakatla yetişmiş olarak bir nesiliz. Ülkücü hareketin özelliklerinden bir tanesi de budur. Lider, teşkilat ve doktrin dediğimiz üçlemedir. Bu üçlemede sorgulanmaz ve itaat esastır. Liderde bunlardan birisidir. Allah uzun versin liderimiz bilge lider Devlet Bahçeli de hiçbir zaman bizi mahcup etmedi, boynumuzu bükmedi, başımızı yere eğdirmedi. Siyaseten dimdik durdu. Doğrularını her zaman her ortamda ifade etti ve etmeye devam ediyor. Bu nedenle Devlet Bahçeli bizim tartışmasız bugün de yarın da Allah uzun verdiği sürece bizim liderimiz olmaya devam edecektir. Tabi ki kendi içinde fikir alış verişleri olacaktır ama nihayetinde bir karar verildiği taktirde ülkücü ve milliyetçi hareket topyekun o yolda yürümeye devam eder. Bizim ideolojimiz şudur. Alpaslan Türkeş bize bir yol çizmiştir. Türk Milliyetçiliği yoludur. Rahmetli Alpaslan Türkeş’in yolunda, lider Devlet Bahçeli’nin emrinde hizmete ve yürümeye devam edeceğiz. 

DEVLET BAHÇELİ DÜN NE DEMİŞSE BUGÜN DE AYNISINI SÖYLÜYOR

Liderimiz Devlet Bahçeli dün ne demişse bugün de aynısını söylüyor. Hiçbir farklılık yok. Sadece algılamalarda farklılık var. Yani Devlet Bahçeli dün ne demişse bugün de aynısını söylüyor. Burada farklı yorumlayanlar işlerine öyle geldiği için öyle yorumluyorlar. Biz Türkiye’nin birliği ve beraberliği için Türk Milleti’nin bekası için evet diyoruz. Bunu tehlikeye düşürecek ne olursa olsun. Onun karşısında olmuşuz, olmaya devam edeceğiz. Evet dememizin en büyük sebebi bu anayasa tasarısına MHP’nin büyük katkı sunmasıdır. Bunu AK Parti ile birlikte MHP kaleme aldı. 18 maddede ülkücü hareketin ve Milliyetçi hareketin iradesi yansıdı. Bizim dışımızda herhangi bir madde orada bize rağmen yazılmadı. Bu ideal bir anayasa taslağı mı? Değil. Ama nihayetinde 317 AK Parti milletvekili, 40 tane MHP’nin milletvekili var. Bir uzlaşma dahilinde siz doğruları söylüyorsunuz ve vazgeçilmezlerinizi söylüyorsunuz, karşıdakiler doğrularını ve vazgeçilmezlerini söylüyor. Nihayetinde bir yerde uzlaşıyorsunuz. Bu uzlaşılan bir anayasa taslağıdır. Keşke CHP’de buna girseydi. Maalesef CHP bu işe girmedi. Dolaysıyla buradaki yapılan iş çok abartıldığı şekilde bir değişiklik yok. Burada Cumhurbaşkanlık ile Başbakanlık makamı birleşiyor. Sadece bundan ibaret. Şu anda Türkiye’de 2 tane milli irade var. Birisi Başbakanlık makamı diğeri Cumhurbaşkanlığı makamı. Buna nereden geldik? Neden ihtiyaç duyuldu? Biraz geriye gitmek lazım. Türkiye’de Turgut Özal’a kadar gelen Cumhurbaşkanlarımızın hepsi asker kökenliydi. Dolaysıyla Turgut Özal ile bu kesintiye uğradı. Kenan Evren 1980 ihtilalinden sonra 1982 Anayasa’sını kalem aldığında bu işin başında Anayasa profesörü Orhan Aldıkaçtı vardı. Kenan Evren’in yürütme, yargı ve yasama ile ilgili aklına ne gelmişse onu yazdırmış. Bu anayasayı okuduğumuzda 3 sayfaya yakın Cumhurbaşkanının görevleri var. En sonunda da diyor ki ‘Cumhurbaşkanı şu şu görevleri yapar. Cumhurbaşkanı yaptığı bu işlerden sorumsuzdur ve sadece vatana ihanet ile yargılanabilir’ diyor. Böyle bir saçma sapan bir şey olmaz. Hiç kimse sorumsuz olmamalı. Sorumsuzluk makamı diye bir makam olmamalı. Şimdi değişecek olan anayasa ile yaptığı işten sorumludur ve 600 milletvekilinin 400’ü ile yargılanabilir. 550 milletvekilinin 413’ü mü büyük. 600 milletvekilinin 400’ü mü büyük. Şimdi gelen tasarıdaki teklif daha makul. 

MHP SEYİRCİ KALMAMIŞTIR

Cumhurbaşkanlığı seçimleri bugüne kadar hep krizlerle olmuştur. Kim yetkili? Kim sorumlu? Bu gelen teklif ile sorumluluk makamı da yetki makamı da tek kişiye toplanmış olacak. Dolaysıyla çatışma ve çekişme bitmiş olacak. MHP 11 Eylül 2016 tarihinde bu teklifi sunarken Türk Milliyetçilerinin var oluş gayesi Türk Milleti’nin önündeki engelleri aşmak, Türk devletinin önündeki tıkaçları açmaktır. Bizim varlık sebebimiz budur. Nerede bir sıkıntı olmuşsa nerede bir sıkıntı çıkmışsa MHP gücü ölçüsünde buna müdahil olmuştur. Seyirci kalmamıştır. Türkiye’nin içte ve dışta bu sıkıntılarını aşabilmenin tek yolu da milli iradenin tek kişide toplanması olduğu kanaatiyle Genel Başkanımız bu teklifi sundu. 

GELEN TASARI GEÇMİŞTEN DAHA DEMOKRATİK, DAHA ADİL GÖRÜLÜYOR

Şu anda hükümetin kullandığı bir yetki var. Kanun Hükmünde Kararname yetkisi. Bu yetki ile meclisten adeta kanun çıkmış gibi hükmü var ama şuanda tasarıda gelen Cumhurbaşkanlığı’nın kullandığı yetki kanun hükmünde kararname değil sadece kararname. Bir kelimeyi çektiğiniz anda cümlenin anlamı acayip şekilde değişiyor. Cumhurbaşkanı’nın sadece kararname çıkarma yetkisi var, kanun hükmünde değil. 15 gün içerisinde de meclise getirmesi gerekiyor. Bunun karşısında aynı şekilde meclisten çıkan bir kanun kararnamenin yetkisini düşürüyor, kendisi ön plana çıkıyor. Şimdiki gelen tasarı geçmişten daha demokratik, daha adil görülüyor. 

MİLLETİMİZ TAKTİR EDECEK

Bu sistemle cumhurbaşkanına mevcut anayasadaki yetkilerinden daha fazla bir yetki verilmiyor. Şimdiki anayasa tasarı ile birlikte hükümet kurmada yüzde 50 artı bir alması gerekir. Bir memleketin yüzde 34 ile yönetilmesi mi doğru bir şey yoksa yüzde 51 ile mi? Taktir milletimizin. Bizim getirdiğimiz tasarıda şu anda yüzde 51 var. Hangi akla vicdana uygun milletimiz taktir edecek. 

BUNA ANCAK GÜLÜNÜR

Cumhurbaşkanının yardımcısı sayının 100 tane 1000 tane olacağı söylenmesine ancak gülünür. Böyle bir şey mümkün mü? Biz bu ülkede yaşamıyor muyuz? Yaşamayacak mıyız. Öyle bir şey mümkün mü? Bence mümkün değil. Akla vicdana uygun bir şey değil. Şu anda Başbakan Yardımcı sayısı belli mi? şu anda 4 tane Başbakan Yardımcımız var. Kalkıpta bunu hükümet 6’ya çıkartsa 8’e çıkartsa kim ne der? Daha önce nitekim 2 tane Başbakan Yardımcılarımız vardı. Hükümet ihtiyaç duydu çıkardı bu sayıyı. Şimdi 6’ya çıkardım dese kim ne diyecek? Kimse bir şey demeyecek. Makul ve mantıklı olan neyse o olacaktır. Tabiki taktir Cumhurbaşkanınındır ama yardımcı sayısı kalkıpta 20, 30 hele 100 tane, 2000 tane olması mümkün değil. Hangi binayı bulacaksınız. Her birine bir oda verseniz oda yetmez. Benim tahminim çok fazla olacağını öngörmüyorum.

BU GÖZDEN KAÇIYOR

18 yaş uygulaması tasarıya girdiğinde herkes diyor ki 18 yaşındaki herkes milletvekili olacak. 550 milletvekilinin içerisinde 25 yaşında kaç tane milletvekili var? Yok. Bu ülkede bir sürü seçilme hakkına sahip olan var ama herkes seçilmiyor. Nitekim buradaki seçilmek demek sadece milletvekili olmak demek değil. Bu gözden kaçıyor. Seçilme hakkına sahip değilseniz bir mahalledeki muhtarın azası bile olamazsınız. Bir siyasi partiye yönetici bile olmazsınız. Dolaysıyla seçilme hakkına sahip olmak demek sadece milletvekili olabilmek demek değildir. Muhtar azası olacaksanız da bu haklara sahip olmanız gerekir, bir partide yönetici konumuna gelecekseniz de. Bütün meclis 18 yaşında milletvekili olacak gibi algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu tamamen gençlere güvendiğimizin bir göstergesidir. 

HEM OĞUZELİ’NİN HEM DE GAZİANTEP’İN VİZYONUNU DEĞİŞTİRECEK

Bir memlekete hizmet edebilmek için içinizin yanması lazım, içinizin kıpır kıpır olması lazım. Oğuzeli’ne ne yapsak az. Oğuzeli Gaziantep’e en yakın ilçelerden birisi fakat Oğuzeli nedense bugüne kadar hakettiği yatırımları alamamış, olması gereken yere gelememiş. Gelişememiş, kalkınamamış, zenginleşememiş. Biz göreve geldiğimizden bu yana bir şehirde ne olması gerekiyorsa Oğuzeli’nde de bunun olmasını öngördük ve bu şekilde çalışmaya başladık. Oğuzeli köyleri ile birlikte 30 bin nüfusa sahip ama 100 bin civarında Gaziantep’te Oğuzelili yaşıyor. İş imkanı olmadığı için Gaziantep’e yerleşmişler. Oğuzeli’nde bir sanayi sektörü olsun ancak çevre kirleten bir sanayi sektörü olmasın diye öngördük. Mobilya sektörünün bizim düşüncemize uygun olduğu hareketle bu yola giriştik. Bu olduğu taktirde mobilya kenti hem Oğuzeli’nin hem de Gaziantep’in vizyonunu değiştirecek. Dolaysıyla işsizlik sorununu bu şekilde çözeceğiz. İnegöl’ü rol model aldık. 

FATMA ŞAHİN HER KONUDA BİZE DESTEK OLDU

Bizim Oğuzeli’nde kangren haline gelmiş problemlerimiz vardı. Biz göreve gelir gelmez bunlara neşter atmaya başladık. havaalanı kavşağı ile Oğuzeli ilçe merkezi arasında bir duble yolun olmasının vazgeçilmez olduğunu söyledik. Büyükşehir Belediyemiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin her konuda bize destek oldu. Birlikte yürüdük. Beraber çalışmalar yaptık. 5 kilometrelik olan duble yol çalışmamamız başladı, ihalesi bitti. İnşallah en kısa sürede de bitecek. Büyükşehir belediyemiz ileri teknoloji arıtma tesisi ihalesini bitirdi. 1 yıl içerisinde bitmesi öngörülüyor. İnşallah bu bittiği taktirde Sacır suyumuz temiz akacak. Tarlalarımız, bahçelerimiz temiz sularla sulanmış olacak. Projelerimiz ve yapacaklarımız çok fazla.   

ÇETİN KARABIYIK