Tarih:1.4.2017

Türkiye’nin geleceğinin yön değiştirmesinde önemli bir viraj olarak görülen 16 Nisan’da yapılacak olan Refarandum’un nabzının tutulduğu Meral Ay sunuculuğundaki Radyo Zeugma ve GRT Fm’in bu seferki konuğu AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Melih Ecertaş oldu. 

Yeni sistemle birlikte milletvekili seçilme yaşının 18’e indirilmesinin gençlere verilen değerin göstergesi olduğunu belirten Başkan Melih Ecertaş Dünyanın 41 ülkesinde varolan 18 yaşında seçilme hakkının Türkiye gibi genç nüfusu yüksek bir ülkede olmasının gayet doğal olduğunu söyledi. Türkiye’nin geleceğini garanti altına almak için çaba sarfettiklerini dile getiren Ecertaş; “ Eğer ki şuanda bu sistemi değiştirmezsek 2019’da o günlerin tekrar geri gelmeyeceği meçhul. Yarın ki seçimlerde AK Parti’nin yüzde 50 oy alacağı garantisi var mı? Yok. Burada sistematik bir değişiklik yapılıyor. Bu noktada ben özellikle gençlerimize gelin şu sistemi bir değiştirelim, geleceğimizi bir kurtaralım” dedi.

 

BİZ BU ANAYASA’YI TÜRKİYE’YE YETERLİ GÖRMÜYORUZ

 

Gaziantep bizim açımızdan çok önemli bir şehir. Şuanda Gaziantep’in 385 bin civarında genç seçmeni var. Çok iyi bir rakam. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk günden itibaren AK Parti’de gençleri merkeze oturtturmuş ve demiş ki ‘Bizim geleceğimiz gençlerdir.’ Onların dediği bizim açımızdan çok önemlidir. Biz gençler olarak ‘Gençlik Yeni Anayasa’ istiyor diye bir kampanya yaptık. Gerçekten biz 1961 Anayasa’sından kalma 1982 Anayasa’sını darbe Anayasası olarak görüyoruz ve 1982 yılında darbe zihniyetini devam ettiren o anayasayı kabul ettik. Biz o Anayasa ile yaşamak istemiyoruz. Biz bu Anayasa’yı Türkiye’ye yeterli görmüyoruz. Türkiye’nin ayağına prangalar sardığını düşünüyoruz o yüzden ‘Gençli yeni anayasa istiyor’ diye bir kampanya başlattık. Gaziantep bu anayasa açısından çok önemli bir şehir. Genel Sekreterimiz ve Gaziantep Milletvekilimiz Abdulhamit Gül abimiz bu anayasayı yazan ekibin içerisindeydi. Omurgasındaydı. Kim gelirse gelsin güçlü bir sisteme doğru geçiyoruz. O yüzden çok ama çok heyecanlıyız.

 

TÜRKİYE ÇOK GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GELİYOR

 

Genç kardeşlerimizin her zaman yanındayız. Bugün Avrupa’da işsizlik yüzde 20’leri geçmiş durumda. Yaşlanan bir Avrupa, ekonomisi kötüye giden, aşırı sağa kayan bir Avrupa. Bu noktada Türkiye çok güçlü bir şekilde geliyor. Son 15 yılda Türkiye’de özellikle istihdamda bakılan en önemli veri Türkiye’deki istihdamın artış oranıdır. İşsizlik oranı dönemsel olarak değişebilir. Önümüzdeki 6 ay boyunca Avrupa’da kriz olsun ve Türkiye’deki ihracat şirketleri sıkıntıya girsin işsizlik oranı yüzde 10’dan 11’e çıkar. Önemli olan burada ne kadar yıllık istihdam oluşturduğunuzdur. Türkiye büyüyor, gelişim artıyor gayri safi milli hasılamız 200 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktı. 4 katına çıktı. Daha da ilerliyor. Milli gelir kişi başı 2 bin dolarlardan bugün 10 bin dolarları zorluyoruz. Bütün bunların olduğu yerde birlikte gelişen bir iş piyasası var. Bu iş piyasasında ne fazla gençlerimize iş oluşturabiliyoruz. Son 15 yılda AK Parti’nin gençlere iş oluşturmada artış hızı yüzde 4’leri geçti. 

 

EKONOMİK İSTİKRAR VAR

 

Koalisyon dönemlerine baktığımızda ise bu tam tersi. Geriye doğru gidiyoruz. Geçen yıl 950 bin gence istihdam oluşturulmuş. Bu noktada koalisyon dönemlerinde ciddi anlamda bir iş sıkıntısı ciddi anlamda bir genç sıkıntısı ve tek partili iktidarların olduğu dönemlerde ciddi olarak istihdamın arttığını görüyoruz. Koalisyon dönemleri devam etseydi belki işsizliğimiz bugün yüzde 25’lere ulaşacaktı. Bu kadar Avrupa’da krizin olduğu yerde, Ortadoğu’da savaşın olduğu yerde Türkiye’de hala ciddi anlamda bir ekonomik istikrar var. Eğer ki şuanda bu sistemi değiştirmezsek 2019’da o günlerin tekrar geri gelmeyeceği meçhul. Geleceğimizi bir garanti altına alalım. AK Parti’nin geleceğini garanti altına almıyoruz. Türkiye’nin geleceğini garanti altına alıyoruz. Yarın ki seçimlerde AK Parti’nin yüzde 50 oy alacağı garantisi var mı? Yok. Burada sistematik bir değişiklik yapılıyor. Bu noktada ben özellikle gençlerimize gelin şu sistemi bir değiştirelim, geleceğimizi bir kurtaralım. Göreceksiniz ekonomiye de güven gelip yabancı, yerli yatırımcı yatırımlarına devam edecek. Cazibe merkezleri açılacak.

 

RECEP TAYYİP ERDOĞAN GÜCÜNÜ HALKTAN ALIYOR

 

Yaşlanan, parçalanan ve güçsüzleşen bir Avrupa var. Avrupa bize referandumda niye bir cephe alıyor. Avrupa’nın bir Recep Tayyip Erdoğan değil Türkiye düşmanlığı var. Avrupa’nın ekonomik verilerine bir bakın. Almanya’nın borçlarına bakın. Avrupa’da işsizlik ne durumda? Portekiz’de, İspanya’da nedir? İngiltere niye ayrılıyor bir de ona bakalım. Bütün bunların olduğu Avrupa’da yan tarafında aslanlar gibi genç, Türkiye, güçlenen, büyüyen ve sizin hiçbir üst aklınıza bir daha boğun eğmeyecek bir Türkiye geliyor çünkü. Recep Tayyip Erdoğan şu an Avrupa’nın hiçbir oyununa boğun eğmiyor. Neden? Halktan güç alıyor. Senin hala Avrupa olarak umudun var. Yarın Türkiye’de koalisyonlar olur ben tekrar gücümü yansıtırım Türkiye üzerinde diyorsun. Türkiye’de kim iktidar olursa olsun güçlü olsun.

 

BİR DAHA KOALİSYON ORTAMINI GÖRMEK İSTEMİYORUZ

 

Bu sistem değişikliği Recep Tayyip Erdoğan sonrası için yapılan bir değişiklik. Sayın Cumhurbaşkanımızın sistemin içinde olduğu herhangi bir durumda seçim kazanmaması mümkün değil. İster parlamenter sistem olsun ister başkanlık olsun ister yarı başkanlık olsun bugün halkımızın desteklediği çok büyük bir Recep Tayyip Erdoğan var. Zaten yüzde 52 oy aldı ve bugün daha yukarılarda. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra acaba kimse hayal edebiliyor mu başka lider Türkiye’de bu kadar kişiyi bir araya toplayabilir mi? Başka bir lider bu kadar güçlü bir desteği alabilir mi? Biz bunu 2015 yılında görmedik mi? Yüzde 40’da kaldı AK Parti. Yüzde 26 CHP. Yüzde 17 MHP, yüzde 13 HDP. Biz bu ülkenin gençleri olarak bir daha koalisyon ortamını görmek istemiyoruz. Bu sistem ile kim gelirse gelsin artık Recep Tayyip Erdoğan’ı taklit etmek zorunda. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 34’den yüzde 52’ye çıkarmadı mı oyunu. Nasıl çıkardı? Toplumun her kesimine hizmet götürdü. Halkın karşı çıktığı hiçbir şeyi yapmadı. Bu saatten sonra gelecek olan Cumhurbaşkanları en az Recep Tayyip Erdoğan samimiyetinde, çalışkanlığında ve halkın içinde olması lazım. Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Kenan Evren, Ahmet Necdet Sezer içindeydi. Recep Tayyip Erdoğan ne kadar halkın içinde. Bu sistemle Recep Tayyip Erdoğan sonrasında bu ülkenin başına kim gelirse gelsin bu samimiyette ve çalışkanlıkta olması lazım. Bunu garanti altına alıyor. Onun kadar dik duruşlu olmak zorunda.

 

GELİN BU SİSTEMİ DÜZELTELİM

 

AK Parti teşkilatları nasıl çalışıyorsa sayın cumhurbaşkanımızda aynı özveri ile sahaya çıkıyor. Aynı doğallıkla çalışıyor. Bugün bizde, milletvekillerimizde gidiyoruz hayır çadırlarında çay kahve içiyoruz. Hayır çadırlarında sohbet ediyoruz ama sadece hayır çadırı değil mesele Sayın Cumhurbaşkanımız bir üniversitenin kantinine gidip gençlerle sohbette edebiliyor. Bir taksi durağına gidip taksici abilerimizle muhabbette edebiliyor. Daha öncesinde ekipler gidip burada AK Partili taksiciler varsa geleceğiz demiyor. Herhangi bir taksi durağına gidiyor. Cumhurbaşkanımız yıllarca bunu yapmış. 1991 yılına kadar bu ülke sivil bir Cumhurbaşkanı göremiyor. 1961 yılından sonra ilk 1991 yılında sivil Cumhurbaşkanı ile tanıştı bu ülke. Halk sandığa gittiğinde her seferinde tokatlanmış. Demokrat partiyi getirmiş, AK Parti’yi getirmiş, Adalet Parti’sini getirmiş. Sürekli milli iradeye bir dikta. Bu halk diktatörlüğe cevabını vermiş. Turgut Özal’a sempati duymuş. Neden bu ülkede Genelkurmay Başkanları Cumhurbaşkanlığı yapıyordu. Neden 4 tane arka arkaya Genelkurmay Cumhurbaşkanı var. Bu halk diktatörlüğe, tek adamlığa, kararsızlığa karşı. Gelin bu sistemi düzeltelim. Tek adamlık, diktatörlük söylemi var ya tamamen altı boş olan bir söylem. Bu ülkede 3 tane kuvvet var. Yasama, Yürütme, Yargı. Bu sistem ile sadece Yürütmenin yetkileri veriliyor. Yasamanın yetkileri mecliste, yargı tarafsız ve tamamen bağımsız bir hale geliyor. CHP bu kadar ezik düşünmemesi lazım. Sizde gelebilirsiniz iktidara.

 

BU KONUYU BU KADAR SULANDIRMANIN HİÇ ANLAMI YOK

 

AK Parti’nin gençlere verdiği önemi seçilme yaşını 25’den 18’e indirmesiyle anlayabiliriz. Bunu hep savunduk. Bu bir insan hakları ihlali. Şuanda biz diyebilir miyiz kadınlar seçilemez. Dünyanın 41 ülkesinde insanlar 18 yaşına kadar seçilebiliyor. Türkiye’de 18-25 yaş arası 7.7 milyon genç var önünde de büyük bir yasak var. Askere gidip şehit olabilirsin, meclisin yüzde 15’ini seçebilirsin ama sen seçilemezsin. Muhalefet partilerinin bu maddeye muhalefet edeceklerini düşünmüyordum. Neymiş AK Parti kendi bakanların, vekillerinin çocuklarının birçoğunun yaşı 30’un üzerinde. Zaten onlar milletvekili seçilebiliyor. Niye yapılmadı o zaman? Bu konuyu bu kadar sulandırmanın hiç anlamı yok.

ÇETİN KARABIYIK