Ramazan ayında sağlıklı beslenme
Tarih:3.6.2015

Özel Primer Hospital Beslenme ve Diyet uzmanı Dyt. Almila KUYUCU Ramazan ayının toplumumuzda önemli bir yer aldığını belirterek, sahurun normal bir kahvaltıdan iftarın ise herhangi bir akşam yemeğinden daha zengin hazırlandığını dile getirdi. Normalde olduğu gibi ramazan ayında da amaç yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak olduğunu söyleyen Dyt. Almila KUYUCU Ramazan ayında sağlıklı beslenme adına şu açıklamalarda bulundu.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi ramazan ayında da devam ettirebilmek için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 3 öğünü tamamlamak gerekir. Özellikle sahuru atlamamak metabolik dengenin korunması açısından önem taşımaktadır. Sahurda sadece su içerek günü geçirmek; gün içerisinde açlığa, kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine neden olmaktadır. Buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesi ve metabolizma hızının yavaşlaması kaçınılmazdır. Bunun aksine sahurun ağır yemeklerden oluşması da hormonal dengelerin değişmesi sonucu metabolizma hızını düşüreceği için tüketilen besinlerin yağa dönüşümü hızlandıracaktır ve bu da hızlı kilo alımına sebep olacaktır. 

RAMAZAN AYI BOYUNCA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

1. Sahurda glisemik indeksi düşük yani kan şekerini yavaş yükselten besinler ( hamur işi, makarna, beyaz ekmek yerine çavdar, tam tahıl, tam buğday ekmeği gibi) tüketilmesi gün boyunca kan şekerini dengeleyerek titreme, baş ağrısı gibi problemleri minimuma indirecektir. Ayrıca peynir, yumurta, süt yoğurt gibi protein oranı yüksek gıdaların sahurda tüketilmesi açlık hissinizin daha az düzeyde olmasını, salatalık, yeşil yapraklı sebzeler gibi su içeriği fazla sebzelerin tüketilmesi ile susuzluğun daha hafif düzeyde olmasını sağlar.

2. İftarda su, hurma ya da zeytin ile açılan orucun ardından çorba tüketilmesi önemlidir. Bu sayede iştah kontrolü sağlanırken, boş mideye de birden yüklenilmemiş olur. Fazla ve hızlı yemek yeme durumunda da sindirim zorlaşabilmekte, midede ağırlık, ekşime, yanma ve bulantı oluşurken, kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri oluşabilmektedir.  İçilen çorbadan sonra 25-30 dakika ara verip sofradan kalkmak ya da salatayla ufak atıştırma yaptıktan sonra ana yemeğe başlanması iştah kontrolünü sağlar ve sonrasında yaşanılacak olan hazımsızlık problemini engeller.

3. 15-16 saat boyunca sıvı alınmaması ve aşırı terleme sonucunda vücutta su kaybı olacağı için iftardan sahura kadar mutlaka 2,5- 3 litre su tüketilmelidir.  Ayrıca terle kaybedilen mineral açığını desteklemek için her gün aromasız maden suyu içilebilir.

4. İftar sofrasında meyve tüketilmemelidir. Yazın vazgeçilmezi karpuz, kavun gibi ferahlatıcı meyveleri iftardan 1,5-2 saat sonra ara öğün olarak almak daha doğru olacaktır.

5. Çayda bulunan tanen denilen madde demir emilimini olumsuz yönde etkilediği için yemekten en az 1 saat sonra tüketilmelidir. Çay ve kahve tüketimi su yerine geçmeyeceği için su tüketimi öncelikli tutulmalı ardından diğer içeceklere (çay, kahve, şekersiz komposto suyu) yer verilmelidir.

6. Ramazan ayında tatlı tüketimine de dikkat edilmelidir. Şerbetli tatlılar yerine iftardan 2 saat sonra ara öğün olan meyve yerine haftada 1-2 kez sütlü tatlı veya dondurma tercih edilebilir.

7. Ramazan boyunca uzun süreli açlıktan ve öğün sayısının düşmesinden dolayı yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için haftada en az 4 gün 30-45 dk. arasında hafif tempolu yürüyüşler yaparak ramazan ayını kilo kontrolünü sağlamış olarak tamamlayabilirsiniz.