Önleminizi alın
Tarih:2.6.2015

 Baharın gelişi ile pek çok kişi hem bedensel hem de ruhsal değişim içine girmeye başladı. Öyle ki, havaların ısınması, günlerin uzaması ve yaz mevsimine yaklaşıldığı için yapılan diyet programıyla alınan gıdaların değişmesi hem bedensel hem de ruhsal değişimleri de tetikledi. Zirve Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülümser Sertbaş, bahar depresyonuna karşı nasıl önlemler alınacağını ve neler yapılabileceğini değerlendirdi.

 “Bahar yorgunluğu sıklıkla bahar depresyonunun bir parçası olarak karşımıza çıkar.” diyen Sertbaş, “Bahar depresyonu bir duygu-durum bozukluğudur, mevsimsel özellikler taşıyan bir depresyondur. Strese ve üzüntüye neden olacak bir durum olmadığı halde, bazı mevsimlerde depresif durum görülmektedir. Bahar depresyonu, mevsimsellik göstermesi dışında genel olarak diğer depresyonlara benzer belirtiler taşıyan bir hastalıktır. Kişilerin yetersiz güneş ışığı alması beyinde bazı kimyasal maddelerin düzeylerini ve dağılımlarını bozar. Bu hormonlar kişinin vücut ısısı ayarlanması ve uyku-uyanıklık düzeninde önemli rol oynarlar. Biyolojik saatin bozulması ile kişi depresyona daha açık hale gelir. Açık güneşli havalarda daha neşeli, kapalı, bulutlu havalarda cansız ve melankolik olan kişilerde çoğu zaman altta yatan mekanizma biyolojik saatteki aksamalardır.” diye konuştu.

 

“Mevsimsel depresyon gerek ilaçlarla gerekse ilaç dışı yöntemlerle tedavi edilebilen bir hastalıktır.” diyen Sertbaş, “Belirtiler hafifse ışık tedavisi (fototerapi) yeterli olabilir. Işık tedavisinin başarısı oldukça yüksektir. Güneş ışığına benzer şekilde parlak ışık yayan bir ışık kaynağının altında, sabah erken saatlerde günde yarım saat kadar oturmak mevsim geçişi dönemlerinde son derece koruyucu olabilmekte, depresyon belirtilerinde belirgin düzelme sağlayabilmektedir.” diye konuştu.

 

Sertbaş, “Kısa süreli psikoterapiler de son derece faydalı olabilmektedir. Unutulmamalı ki depresyon duyguları, düşünceleri, davranışları ve bedeni etkileyen bir hastalıktır. Kişinin iştahından uykusuna, günlük yaşamından iş performansına tüm yaşam kalitesini etkiler. Bu durum geçici bir üzüntüden, isteksizlikten farklıdır. Belirtiler şiddetleniyor, ya da sık sık tekrar ediyorsa profesyonel bir yardım almak gerekir.” diye ifade etti.