Atamadaki manidar durum!
Tarih:3.2.2015

Öğretmen atamalarıyla ilgili beklenen tarih ve branşlar açıklandı. Peki hangi branşlarda toplam kaç öğretmen ataması yapılacak? Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı ne durumda? Atamalar bu ihtiyaçlara cevap olabilecek mi? Öğretmen atamalarının seçim dönemine denk gelmesi manidar mı? Tüm bu sorulara Gaziantep Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ersönmez ile bir yanıt bulmaya çalıştık.

“ORANLI ATAMA YAPMIYORLAR”

“300 bin civarında öğretmen adayı arkadaşımız atanmamış bulunuyor”, diyen  Ersönmez, “Biz ataması gerçekleşmeyen 300 bin öğretmen arkadaşımızın biran önce atanmasına ilişkin bir mücadele programı geliştirdik ve ilgili kurumlara görüşlerimizi de belirttik. Türkiye’de 200 bin öğretmen ihtiyacı var. Okulların normale dönmesi ve bununla birlikte derslik ortalaması başına düşen standart 200 bin öğretmen açığının giderilmesi gerekiyor. Ancak Milli Eğitim, her geçen gün artan nüfusa oranlı bir atama yapmıyor. Sadece yeni dönem değil; geçmişten beri biriken bir öğretmen açığı da bulunmakta. Bunları üst üste koyduğunuzda onların söylemiyle 140- 150 bin deniyor; ancak gerçekte 200 bin civarı öğretmen açığı var” şeklinde konuştu.

İNTİHAR EDEN ÖĞRETMENLER VAR

Atamaların ihtiyaçlara cevap olamadığını belirten Ersönmez, “6 Şubatta yapılacak olan atama kesinlikle var olan öğretmen ihtiyacını karşılamıyor ve işsiz gezen öğretmenlerin sorunlarını çözmüyor. Onlarca öğretmen arkadaşımız ataması olmadığı için intihar etti. Her şeyden önce bu 300 bin öğretmenin ataması için çalışma yürütülmelidir” dedi.

“EN ÇOK ATAMA DİN KÜLTÜRÜNE”

Branşlarla ilgili ihtiyaçların karşılanmadığını söyleyen Ersönmez, “ Baktığımızda Din Kültürü, görüyoruz ki en çok atama yapılan 3 branştan biridir. Zaten bu bilinçle yapılıyor atamalar. Özellikle İmam Hatiplerin ve Din Kültürü bölümleri yoğun olan üniversitelerin cazip hale getirilmesi için bu alanda istihdam sağlanıyor. Baktığımızda aslında politikanın tesadüf olmadığını görüyoruz. Önce istihdam sağlayarak cazip hale getiriyorsunuz, sonra oraya yönlendiriyorsunuz. Asıl ihtiyaç olan branşlarda değil daha çok Din Kültürü ve seçmeli derslerde atamalar yapılıyor. Milli Eğitimin şu andaki eğitime ayırdığı bütçe ile baktığımızda daha iyi görebiliriz ki gerekli olan ve açık bulunan alanlarda atama yapılmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

“SEÇİME YÖNELİK HAMLE”

Atamaların seçim dönemine denk gelmesini mandar bulan Ersöznmez, “Bu atama daha çok seçime yönelik bir hamle. Seçim öncesi özellikle sürpriz bir atamaydı. “İşte görün, biz sürekli atama yapıyoruz! Daha güçlü çıkarsak yeniden yaparız”, diye bir mesaj veriyorlar. Biz yapılanların buna yönelik olduğunu biliyoruz. Yapılacak olan atama temel ihtiyaçları karşılamıyor” diye konuştu.

“EĞİTİMİ TAHRİP ETTİLER!”

Hükümetin geldiği günden beri en çok tahrip ettiği alanın eğitim alanı olduğunu belirten Ersönmez, “Eğitim üzerinde sürekli oynamalar yaşanıyor. Eğitim her geçen gün biraz daha tahrip ediliyor. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak İsrail, Filistin’e saldırırken önce okullarına saldırıyor. Çocukların, gençlerin nitelikli, bilimsel bir eğitim almasının önüne geçmeye çalışıyor. Çünkü eğitimli insanların oluşturduğu toplum;  sorunlara, olup bitenlere duyarlı olan ve geleceğine sahip çıkan bir toplumdur. Siz eğitimi niteliksizleştirir, verimsizleştirir ve içini boşaltırsanız yani; pedogojik alanları tahrip ederseniz muhakeme edin, araştıran, tartışa, sorunlar karşısında örgütlenebilen iyi insanların da yetişmesine engel olmuş olursunuz” dedi.

“ÖĞRETMENLERİN İSTİKRARIYLA OYNUYORLAR”

Sürekli öğretmenlerin istikrarıyla oynuyorlar, diyen Ersönmez, açıklamasında “ Özür Gruplu gibi ihtiyaç olan yere göndererek öğretmenin moral motivasyonunu ve verimini düşürüyor.  Önümüze rotasyonu koymuşlar okul idarecilerinin yerlerini kendi kafalarına göre değiştirip oralara kendilerine yakın olan, kendi ideoloji ve anlayışını eğitimde daha çok uygulayabilecek kadroları atıyorlar. AKP Hükümeti eğitime müdahildir; sadece kendi anlayışı ve zihniyetine hizmet edecek gelecekte düşündüğü toplumu yaratmak için eğitimi istediği hale getirmeye uğraşıyor” sözlerine yer verdi.

-Seher AÇIKGÖZ-