'Çılgın Dersane' çocuğum gibi
Tarih:30.6.2014

Kısa bir süre önce Zeynep Kadıoğlu’yla nikah masasına oturan şovmen, sunucu ve oyuncu Okan Karacan, serisinde oynadığı “Çılgın Dersane” dizisiyle artık her hafta Show TV ekranında. Karacan’la yeni dizisi, ticari işlerini ve evliliğini konuştuk.

"Çılgın Dersane" serisi beyaz perdeden televizyon ekranına taşındı. Bu süreci anlatır mısınız?
Bu 2007’de başlayan bir serüven... "Çılgın Dersane" birincisinde çok başarı sağlayınca ikincisini çektik. En sevilen karakterlerden biri de benim canlandırdığım "Doktor" rolü olduğu için filmin daimi kadrosunda hep kaldım. Yedi yıl sonra serinin üçüncüsü için teklif gelince de kabul ettim. Üçüncü filmde diğerleri gibi büyük ilgi görünce televizyondan teklif aldık. Senaryonun İstanbul'da geçmesi koşuluyla başladık. Çünkü bir tatil köyü ya da evden uzak iş zordu. Zaten bu sefer senaryo çok değişik geldi. Artık dersaneyle hiçbir alakası yok, o an üniversite hayatları başlıyor. Ama sürprizli bir hayat… 
Aldığınız tepkilerden memnun musunuz?
İlk bölümümüz pazar akşamı yayınlandığında karşısında seyircisi oturmuş yapımlar olması beni düşündürüyordu. Bu yapımlarla aynı zamanda yayınlanınca bu kadar fazla potada olacağımızı zannetmiyordum. Ama şu anda potaya girdik, herhalde tahmin ediyorum bundan sonraki haftalar daha güçlenerek gideriz. Dizinin tekrarının bile büyük bütçeli yapımları geride bırakıp ciddi bir reyting alması bizi daha da yüreklendirdi. Normalde sete 08.00’de geliyorsak 07.00'de gelmeye başladık. O yüzden çok daha iyi bir sonuç alacağımıza inanıyoruz.
Canlandırmak istediğiniz bir rol var mı?
Son dönemlerde Türkiye’de çok enteresan korku filmleri yapılıyor. Bu serilere bakıyorum bir de sonuçlarına bakıyorum, çok ilginç bir şekilde deniz altında ilerliyorlar. Mesela enteresan bir korku filminde çok farklı bir rolle insanları şaşırtabilirim diye düşünüyorum. Ama insanın hep gönlünde yatan şey kendi projelerini hayata geçirmektir. Benim de gönlümden geçen kendi ürettiğim, yazdığım senaryolarımı, hikayelerimi en kısa sürede televizyonda ya da sinemada hayata geçirmek.   
Senaryolarınız komedi ağırlıklı mı?
Bir tanesi komedi. Hikâyesine güvendiğim için öncelikli olan o. Ama içinde aksiyonda olan bir şey. Hem yabancı filmlerden, daha önce yapılmış işlerden dünyaya mal olmuş bir takım starların yaptıklarından esinlendiğim şeylerin olduğu bir proje. Empati kurarak yarattığım işler. O yüzden birkaç tanesini hayata geçirmek istiyorum.

‘Sağlıklı beslenince kilo verdim’

Peki ekrandan ticarete nasıl yöneldiniz?
Televizyonculuk adına hayallerimi gerçekleştirdim. Bir sonrasında daha ne yaparım diye düşündüğüm anda baktım yapabileceğim bir şey kalmamış. Bütün logolu kanallarda çalışmışım. Fakat hayatta da bir takım beklentiler var ve o beklentileri karşılayabilmenin en büyük yollarından bir tanesi ticaretten geçiyor. Bu konuda "Nasıl para kazanabilirim?" diye düşündüm ve yola öyle çıktık. İyi bir etkinlik ajansı kurduk. Festivaller de çok ciddi işler yapıyoruz. Aynı zamanda yurtdışında gurbetçilerimizin kurduğu Türk şirketleriyle festival adı altında güzel organizasyonlar yapıyoruz.
Ticari olarak medya alanında neler yapıyorsunuz?
İyi bir medya Reklam planlama şirketiyiz. Hem medya satın alması hem de planlamayı yapıyorum. Reklam filmleri üretiyoruz, klipler çekiyoruz, tanıtım filmleri hazırlıyoruz bir de pazarlama stratejileri geliştiriyoruz.  Yaklaşık 100-150 kişilik bir yapıyız. Gayet güzel uyum içerisinde çalışıyoruz.          
Kısa süre önce evlendiniz. Nasıl gidiyor?
Evlendikten sonra seni eve daha çabuk götüren, daha çok bağlayan, hem maddi hem manevi sorumluluk katan bir şey oluyor.  Şimdi yakın çevremde evlenip de çocuk sahibi olan tüm dostlarım "Hayatta bir tık durdun, frene bastın ama çocuğun olduğu zaman frene epeyce basacaksın. Arabayı daha dikkatli kullanacaksın, hatta arada karını unutabilirsin, çocuğuna sahip çıkacaksın" diyor. 
Çocuk istiyor musunuz?  
Zeynep'le bu konuyu ciddi ciddi konuşuyoruz. Genç bir baba olmak istiyorum çok fazla yaş farkı olsun istemiyorum çocuğumla aramda.


‘Hayalim, bana ait bir sanat merkezi açmak’

Yapmadan gözüm açık gider dediğiniz ne var? 
Bana ait bir sanat merkezi kurmak istiyorum. Kendi adımı taşıyan hayatıma yön veren Gürdal Tosun, Alper Cücenoğlu, Doğan Somer gibi değerli isimleri yaşatabileceğim bir fuaye de onları anabileceğim bir sanat merkezi oluşturup, sahne sanatları adına da bir şeyler yapabileceğim bir yer kurma hayalim var. Hakikaten bunu yapmadan ölürsem gözüm açık gider.